Ağustos sonunda sipariş adedi ikiye katlanır, kendi araçlarınız çoktan yola çıkmıştır ve elde kalan seferi tanıdık bir nakliyeciye verirsiniz. Araç akşam yüklenip sabah boşaltılır; evrak akışında da olağan dışı bir durum görünmez. Sorun, ürünün alıcının kapısında yumuşadığı anlaşıldığında başlar: müşteriniz zararı sözleşmeyi kiminle imzaladıysa ona yazar, o imza da genellikle size aittir.
Kanunun baktığı yer, taşımayı fiilen kimin yerine getirdiğidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 888 inci maddesinin birinci fıkrası, taşımayı kısmen veya tamamen yerine getiren fiili taşıyıcıyı o taşıma bölümü için taşıyıcı gibi sorumlu sayar; aynı maddenin üçüncü fıkrası ise asıl taşıyıcı ile fiili taşıyıcıyı müteselsilen sorumlu tutar. Müteselsil sorumluluk, zarar gören tarafın tazminatın tamamını dilediği taraftan isteyebilmesi demektir; bu nedenle dosya çoğu zaman adı sözleşmede ve irsaliyede görünen tarafın önüne gelir.
Sözleşme kimde kaldıysa muhatap odur
Aynı kanunun 879 uncu maddesi bir adım daha atar ve taşıyıcıyı hem kendi adamlarının hem de taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin fiillerinden, kendi fiili gibi sorumlu tutar. Bir haftalığına dışarıdan çektiğiniz araç tam olarak "taşımanın yerine getirilmesi için yararlanılan kişi" tanımına girer; şoförün molada üniteyi kapatması ya da kapıyı yarım saat açık bırakması hukuken sizin fiiliniz gibi değerlendirilir.
Peki teknik bir arıza çıkarsa? 877 nci maddenin birinci fıkrası bu kapıyı baştan kapatır: taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya ya da taşıtı kiraladığı kişinin, onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. "Kiraladığım aracın soğutma ünitesi bozuldu" cümlesi müşteriye karşı geçerli bir savunma olmaz; çünkü bu durum kanun metninde sorumluluğu kaldırmayan sebepler arasında açıkça sayılmıştır.
İdari düzenleme de konuya benzer şekilde yaklaşır. Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası, yetki belgesi sahibini eşyayı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar kayıp, zayi, hasar ve çalınmadan, ayrıca eşyayı teslim aldığı şekli muhafaza etmekten sorumlu tutar. Bozulabilir bir yükte "teslim alındığı şekli muhafaza" ifadesi doğrudan sıcaklık rejimine dokunur; çünkü iki kapı arasında ürünün değişen tek özelliği çoğu zaman ısısıdır.
Devredilen çekiş gücü, devredilmeyen soğuk
Sorumluluğun kağıt üzerindeki hali bu; rampadaki karşılığı ise ekipmana bağlıdır. Bozulabilir Gıda Maddelerinin Taşımacılığında Kullanılacak Özel Ekipmanlar Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, ATP Uygunluk Belgesi ile Bozulabilir Gıda Taşıma Belgesini özel nakliye ekipmanına bağlar; 6 ncı maddenin birinci fıkrası da kullanıcıya, ekipman üzerindeki ATP işaret ve markalamasının taşınan ürüne uygun olmasını sağlama yükümlülüğü yükler. Belge ve sınıf, belgelendirilmiş ekipmana bağlıdır; ekipman nereye giderse onlar da onunla birlikte gider.
Bunun sahadaki karşılığı şudur: soğuğu üreten ve belgelenen birim sizde kaldığı sürece, pik sezonda dışarıdan çektiğiniz şey çekiş gücü olur. Eutectic plakalarla önceden şarj edilmiş bir Isotec TBX konteyner kiralık aracın kasasına girer, teslim noktasında boşalır ve akşam kendi tesisinize döner; markalama, sınıf ve rejim hep aynı ekipmanın üzerindedir. Şoför değişse, plaka değişse, nakliyeci değişse bile ürünün içinde durduğu kutu yerinde kalır.
Pik sezonda dışarıdan araç çekerken soğuğun sizde kalmasını istiyorsanız, filo esnekliği sayfasındaki ekipman tarafına bakmakta fayda var.
Sezon sözleşmesinde ne aranmalı
| Dayanak | Ne diyor |
|---|---|
| TTK 879 | Yararlanılan kişilerin fiili, taşıyıcının kendi fiili sayılır |
| TTK 888/1 | Fiili taşıyıcı, yaptığı bölüm için taşıyıcı gibi sorumludur |
| TTK 888/3 | Asıl taşıyıcı ile fiili taşıyıcı müteselsilen sorumludur |
| TTK 877/1 | Araç arızası ve kiraya verenin kusuru sorumluluğu kaldırmaz |
| KTY 40/9 | Yetki belgesi sahibi, teslim alma ile teslim arası muhafazadan sorumludur |
Tartışma çıktığında dosyanın omurgasını üç kayıt oluşturur. Birincisi taşıma sözleşmesi ile irsaliyedir; müşterinin muhatabını bu belgeler gösterir. İkincisi fiili taşıyıcıyla aranızdaki yazışmadır; 888 inci maddedeki müteselsil yapı, sizin ona dönebilmenizin de zeminini oluşturur. Üçüncüsü ise yükün sıcaklık kaydıdır; zararın hangi bölümde doğduğunu ancak bu kayıt gösterir. Kayıt yoksa tartışma "ben yüklerken soğuktu" ile "bana sıcak geldi" arasında sıkışır ve ispat yükü sözleşmenin sahibinin üzerinde kalır.
Karşı tarafın kendi belgeli ekipmanıyla geldiği hal biraz farklıdır. Nakliyecinin ATP belgeli aracı ve ürüne uygun markalaması varsa ekipman tarafındaki uygunluk onun üzerindedir ve bunu dosyada gösterebilirsiniz; ancak müşteriye karşı sorumluluğunuz yine kalkmaz, 888 inci maddedeki müteselsil yapı aynen işler. Değişen şey, zararı ödedikten sonra iç ilişkide kime döneceğinizdir; bu yüzden sezon başında karşı taraftan belgenin kopyasını ve markalama fotoğrafını istemek, ağustos ortasında telefonla belge aramaktan çok daha ucuza gelir.
Mevzuatın düzenlemediği alanlar da var. Ne Türk Ticaret Kanunu ne de Karayolu Taşıma Yönetmeliği, sizinle fiili taşıyıcı arasındaki iç paylaşımı, poliçenizin bozulmayı kapsayıp kapsamadığını ya da müşterinizle imzaladığınız ticari sözleşmedeki ceza koşulunu belirler. Bu üç başlık, tarafların kaleme aldığı metne bağlıdır. Bu nedenle dışarıdan araç çekmeyi planlıyorsanız sözleşme şablonunuzu sezon açılmadan bir hukukçuyla gözden geçirmeniz yararlı olur. Ekipman tarafında hangi konteyner ve plaka setiyle çalışacağınızı ise Aris Makina ile netleştirebilirsiniz.


